Kalkınma Bakanlığı - Göç Özel İhtisas Komisyonu Raporu

madde14 sitesinden
Jaakpaat (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 08:58, 27 Nisan 2016 tarihli sürüm (1 revizyon içe aktarıldı)
(fark) ← Önceki hâli | En güncel hâli (fark) | Sonraki hâli → (fark)
Şuraya atla: kullan, ara

T.C. Kalkınma Bakanlığı tarafından Onuncu Kalkınma Planı çercevesinde yayınlanan "Göç - Özel İhtisas Komisyonu Raporu"nun Özet bölümünü aşağıda bulabilirsiniz.


Raporun Türkçe tam metni için tıklayınız


YÖNETİCİ ÖZETİ

Türkiye göç alan, göç veren ve transit bir ülkedir, dolayısıyla ülkemizde göç akımlarının hemen her türü yaşanmaktadır. Bu nedenle göç konusu Türkiye’nin öncelikli alanlarından biri olarak tanımlanmaktadır. 2030’lu yıllarla birlikte demografik piramidin tersine dönmesi, diğer bir deyişle yaşlı nüfusun, genç nüfusa oranla çok daha fazla artacak olması ve hali hazırda net göç oranının artı değerlerde seyretmesi gibi nedenlerden ötürü Türkiye ivedilikle insan haklarını ön plana alan, ulusal çıkarların yanı sıra gelişmekte olan ülkelerin insangücünün korunabilmesi için küresel adaleti de gözeten göç ve uyum politikalarına ihtiyaç duymaktadır.


İltica ve göç ile ilgili çalışmalar Avrupa Birliği’ne (AB) uyum sürecinde 2003 yılından sonra büyük ivme kazanmış olup, AB uyum çalışmaları kapsamında ilgili tüm Bakanlık, Kurum, Kuruluşlar ile Uluslararası Kuruluşlar ve Sivil Toplum Örgütleriyle birlikte bir İltica ve Göç Eylem Planı oluşturulmuştur. İltica ve Göç Eylem Planı, AB’ne katılım müzakereleri süresince, Türkiye’nin iltica, göç, yabancılar mevzuatının ve sisteminin AB müktesebatı ve sistemleri ile uyumlu hale getirilmesi için uyumlaştırma sürecinde yürürlüğe konulması gereken yasal düzenlemeleri, idari yapılanma ve fiziki alt yapının tamamlanması için gereken yatırım projelerini ve alınması gereken tedbirleri içermektedir.


Türkiye’de göçe ilişkin temel veri kaynakları nüfus sayımı ve idari kayıtlardır. İdari kayıtlar sınır istatistikleri, ikamet izni kayıtları, mülteci ve sığınmacı kayıtları ve vatandaşlık kayıtlarını kapsar. Söz konusu çalışma gerçekleştirilirken sağlıklı durum değerlendirmesi yapılabilecek ve projeksiyonlara temel oluşturacak güvenilir ve geçerli veri sistemimizin sınırlı olması temel engel olarak karşılaşılmıştır.


Göç Özel İhtisas Komisyonuna katılan kamu görevlileri, akademisyen, yerel yönetim ve sivil toplum temsilcileri tarafından Türkiye’ye göç eden gruplar ve kişiler sınıflandırılmış, bu gruplara ilişkin durum tespiti yapılmış ve geleceğe ilişkin bir takım politika önerilerinde bulunulmuştur. Buna göre dört farklı ana grubun olduğu tespit edilmiştir: 1. Uluslararası Korumaya İhtiyaç Duyanlar 2. Düzenli Göçmenler 3. Düzensiz Göçmenler 4. İç Göç Diğer taraftan, ülkemizin son yıllarda büyük aşama kaydettiği düzensiz göçün bir ürünü olarak değerlendirilen insan ticareti ile mücadele konusunda da değerlendirmelerde bulunulmuştur.


Göç olgusu yukarıda belirtilen değerlendirmeye göre sırasıyla ele alınırsa, birinci grupta yer alan uluslararası korumaya ihtiyaç duyanlar “mülteci” ve “sığınmacılardan” oluşmaktadır. Ülkemizdeki mültecilerin çoğunluğu ülkelerinde rejim sorunu yaşanan başta Irak (%40), İran, Afganistan ve Somali’den gelerek sığınma talebinde bulunmaktadır.


Mültecilerin en büyük sorunları her ülkede olduğu gibi sağlık, barınma ve eğitimdir. Ülkemizde mülteci hukuku alanındaki boşluk da önemsenmelidir. Uluslararası korumaya ihtiyaç duyan kişilerin gereksinimleri konusunda ilgili tüm ulusal ve yerel ölçekteki kamu kuruluşları ve kamuoyunda farkındalığın artırılmasına ilişkin eğitim çalışmaları önem taşımaktadır.


Göç mevzuat ve idari/fiziki kapasite eksikliği, çözüm bekleyen sorunlardaki kayda değer artış, AB’ye uyum süreci, iyi yönetilen göç politikasının ülkemize katacağı ekonomik ve siyasi güç, ülkemizin kapsamlı göç ve iltica politikası ve mevzuatı ile kurumsal yapı oluşturma çalışmalarını zorunlu kılmıştır. Bu çerçevede Göç Özel İhtisas Komisyonu çalışmalarını sürdürürken bu alanda önemli bir yasal boşluğu dolduracak olan İçişleri Bakanlığının hazırlamış olduğu 6458 Sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu 10.04.2013 tarihinde onaylanarak 11.04.2013 tarih ve 28615 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmıştır.


Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun amacı; yabancıların Türkiye’ye girişleri, Türkiye’de kalışları ve Türkiye’den çıkışları ile Türkiye’den koruma talep eden yabancılara sağlanacak korumanın kapsamına ve uygulamasına ilişkin usul ve esasları ve İçişleri Bakanlığına bağlı Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarını düzenlemektir.


İkinci grupta yer alanlar, yasal yollarla ülkeye giriş yapan çalışma ve/veya ikamet iznine sahip olan kişilerdir. Bu kişiler, eğitim amacıyla ülkeye giriş yapan öğrenciler, çalışma amacıyla ülkeye giriş yapanlar, Avrupa ülkelerinde yaşayan ve daha sonra ülkeye dönüş yapan Türk vatandaşları, emekliler, nitelikli göçmenler ve aile birleşimi yoluyla gelen yabancılar olarak tanımlanabilir.


Batılı ülkelerin de son yıllarda iştahını kabartan nitelikli insangücünü çekebilmek için ABD, Kanada ve Avustralya gibi geleneksel göçmen alan ülkelerin uzun yıllardır bu konuya ilgi gösterdikleri bilinmektedir. Yurtdışında yaşayan nitelikli vatandaşlarımızın ülkemize geri dönüşlerini sağlayabilmek için Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK), Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB), Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) ve benzeri kurumların bu alanlarda önemli çalışmaları olup, bu tür çalışmaların yaygınlaştırılması gerekmektedir.


Türkiye aynı zamanda göç veren bir ülkedir. Yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarının sayısı 6 milyon civarındadır. Bunların 5 milyonu Avrupa’da, 3 milyonu ise Almanya’da yaşamaktadır. Türkiye ve bulundukları ülkede yerleşik konuma gelen yurtdışında yaşayan Türk vatandaşları eskisinden çok farklı bir konuma sahiptir. Bu nedenle onlardan beklenen artık döviz değil, kendilerini geliştirmeleri ve ülkemize siyasi, mali konularda destek sağlamalarıdır.


Türkiye bir göçler ülkesi olmasına karşın, iç göçlerin sergilendiği tarihsel süreklilik ve mekânsal özellikleri konusunda önemli bir araştırma ve veri yetersizlikleri bulunmaktadır.


Göçmen kaçakçılığından farklı, ancak yine de düzensiz göçün bir ürünü olarak değerlendirilebilecek insan ticareti; organ ticareti, zorla çalıştırma, çocuk işçiliği gibi değişik yollarla ülkeye kendi istek ve beklentileri dışında zorla mobilize edilen grubu oluşturmaktadır. Türkiye’nin son 2000’li yıllardan bu yana büyük bir başarıyla sürdürdüğü insan ticareti ile mücadele çabalarında kamu kuruluşları ve toplumun bilinç düzeyinin artırılması büyük önem taşımaktadır.



Raporlar.jpg
Raporlar

Konuya Göre: Türkiye · Suriye · Yunanistan · Avrupa · Ortadoğu · Afrika · Asya · LGBTT · İklim Mültecileri
Yıllara Göre: 1999 · 2000 · 2001 · 2002 · 2003 · 2004· 2005 · 2006 · 2007 · 2008 · 2009 · 2010 · 2011 · 2012 · 2013 · 2014 · 2015 · 2016 · 2017 · 2018 · 2019