Coğrafi Sınırlama

madde14 sitesinden
Jaakpaat (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 12:41, 30 Nisan 2016 tarihli sürüm
(fark) ← Önceki hâli | En güncel hâli (fark) | Sonraki hâli → (fark)
Şuraya atla: kullan, ara

 1951 Cenevre Sözleşmesinin 1. maddesinin A.2. fıkrasında, Sözleşme hükümlerinin "1 Ocak 1951'den önce meydana gelen olaylar sonucunda [...] ülkesi dışında bulunan şahıslara" uygulanacağı düzenlenmiştir. Yine aynı maddenin B.1 fıkrasında ise "1 Ocak 1951'den önce meydana gelen olaylar" ifadesinin ya "Avrupa'da meydana gelen olaylar" ya da "Avrupa'da veya başka bir yerde meydana gelen olaylar" anlamında anlaşılabileceğini ve taraf devletlerin Sözleşmeye imza, tasdik veya katılma sırasında taahhüt ettiği yükümlülükler bakımından bu ifadenin kapsamını belirten bir beyanda bulunmaları gerektiği ifade edilmiştir.


Sözleşmenin ilk taraf devletlerinden olan Türkiye, 29 Ağustos 1961 tarihinde bu konudaki deklarasyonunu açıklamış ve başlangıçtaki ibareyi "Avrupa'da meydana gelen olaylar nedeniyle" şeklinde anladığını ve kabul ettiğini ifade etmiştir. Böylece Türkiye 1951 Sözleşmesini ciddi bir "coğrafi sınırlama" ile kabul etmiştir.


1967 yılında ise Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 1951 Sözleşmesi'nde bazı değişiklikler öngören Mültecilerin Hukuki Statüsüne İlişkin Sözleşmeye Ek Protokol'ü (1967 Protokolü ya da New York Protokolü) New York'ta kabul etmiştir.


1967 Protokolü'nün Sözleşmeye getirdiği en önemli düzenleme olan 1/2 maddesi ile; Sözleşme'deki tanımda yeralan "1 Ocak 1951' den önce meydana gelen olaylar sonucunda" ve "söz konusu olaylar sonucunda" ifadeleri çıkarılmıştır. Türkiye, Bakanlar Kurulu'nun 1 Temmuz 1968 tarihli kararı ile Protokole katılmıştır. Ancak 1951 Sözleşmesi ile getirdiği coğrafi kısıtlamayı kaldırmamış ve günümüze kadar muhafaza etmeye devam etmiştir.


Türkiye'nin Sözleşmeye coğrafi kısıtlama ile imzalaması, teorik olarak, Avrupa ülkeleri dışından gelen sığınmacılara mülteci statüsü tanımayacağı anlamına gelmektedir. Bunun yerine Sözleşme hükümlerine göre mülteci statüsü taşıyan kişileri "sığınmacı" olarak tanımlamakta ve üçüncü bir ülkeye yarleştirilene dek geçici koruma sağlamaktadır. 



Kaynak: Sorularla İnsan Hakları; İnsan Hakları Gündemi Derneği